#74 · Konu Sahibi
15.09.2026 20:57
Tekrardan selam dostlar. ve bu yazıyı okuyorsan selam kar tanem seni çok özledim umarım herşey yolundadır. Konuya nasıl giriş yapılır bilmiyorum biraz gelişigüzel anlatacağım şimdiden kusura bakmayın. Sizinde başınıza illa gelmiştir siz küsüp tartışınca etrafınızda sizi barıştıracak insanların olması, ben size söyliyeyim bilmeyenleriniz varsa, bu mükemmel bir his, ama aşırıya kaçarsa öldürür, tıpkı delibal gibi. Biraz günlük rutinlerden bahsedelim, sabah uyanıp yine her zamanki gibi 5-6 saat mesaj bekledik ve Tabikide mesaj gelmedi, sürekli benden korktuğunu, onu anlamadığımı söylüyor ama ben hata yaparken bile onu anlıyordum, daha doğrusu anlamak için bir sebep buluyordum. Beni sorarsanız yine aynı yerdeyim gözlerim dolu bir şekilde son birlikte oturduğumuz masayı izliyor ve usulca biramı yudumluyorum. İnsanları görmekten nefret ederim ama Bu sefer bilerek kapı girişine oturdum, belki onu buraya girerken görürüm diye, sanırım buraya son gelişim olacak, ne o gelecek nede ben beklemekten vazgeçeceğim. Dünyada en çok imrendiğim şey, insanların hayatlarında sorun çıkmasına rağmen birbirlerini sımsıkı sarılmaları, neden biz başaramadık bunu diye düşündüm hep, daha mı az seviyorduk birbirimizi, Hayır?. Daha mı az şey yaşadık diğerlerinden, Hayır?. Sanırım bu sorunun cevabını sonsuza kadar anlamayacağım. Ama size dünyanın en güzel korkusunu anlatabilirim, hiç kız arkadaşınızın annesi sizi arayıp ona ulaşamadığını ve korktuğunu söyledi mi? Bana söyledi ve ardından aslında evde olduklarını ve son kavgamızdan ötürü barışmak istediğini söyledi kar tanemin. Sanırım son birkaç yılda hissettiğim en iyi duyğuydu bu çünkü ilk defa durumu toparlamaya çalışmıştı. Eğer Burdan o kişinin annesi, yani benimde Anam okuyorsa yafa biryerlerden dinliyorsa bu satıları, onlara sonsuz sevgilerimi iletiyorum, umarım sonsuza kadar hayatlarında olur ve onları koruyup gözetebilirim. Dönelim konumuza, ben doğduğum günden beri haksızlığa, ihanete, sevgisizliğe mahrum bırakılmış biri olarak size yazıyorum bunları. Sırtımı nereye yaslarsam yaslıyayım kan ve gözyaşından başka birşey görmedim. Zihnim her an herşeye hazırlıklı olmak üzere kendini kodlamış gibi. Ama bir gün ben, kartanem ve Onun en yakın arkadaşı, ismini vermeyeceğim onunda lakabı 25 olsun. Ben yanlış birşey söylediğimde bana dönüp, biz eski kötü arkadaşların değiliz, sana böyle davranmayacağız, sana iyilik yapacağız, sende lütfen yapılan iyiliklerin altında birşey arama demişti. Kalbim paramparça olmuştu ama bu sefer üzüntüden değil, bana yapılan iyiliklerin karşılığını veremediğim ve yanlış düşündüğüm için. Eğer “25” de burayı okursa beni affetsin, birdaha görüşemeyiz muhtemelen.Size barıştığımız gece, onların evindeki oturduğum bir mutfak sandalyesinin, bir insanı nasıl kendi evinde hissettirebildiğini anlatamam ama bahsedebilirim. Biz şöyle bir aileydik, ben, Kartanem ve annesi. En ufak şeylerden herkes birbirine parlar, ama bir arada oturunca kahkahalara boğulur, mutluluktan yerimizde duramazdık. Neyse konuyu çok dağıtmadan dönelim. Bir gün iki tane kuğu varmış birbirlerini çok seviyorlar ama birbirlerine zarar verdikleri için araya bir tel örmüşler. Şimdide birbirlerini özlüyorlar belki sadece biri özlüyordur bilmiyorum, bu hikaye can sıkıcı derecede tanıdık geldi, umarım yakında teli kaldırmaya cesaretleri olur. Aslında benimde, onunda içinde birşey var aslında orada duruyor sadece ve ona aşık olmama neden oluyor. İlk tanıdığımda onu, ona aşık olacağımı söyleseler ihtimal bile vermezdim, yada bu günleri yaşayacağımızı söyleseler gülüp geçerdim. Yapı olarak çoğu ortalama erkeğe göre dışarıya karşı sert biriyim, ama bana inanınki onun karşısında bazen heyecandan dizlerim çözülüyordu. Zaten ne demişler herşeye karşı gelen adam bir çift göz karşısında yenilir. İşte onu gözlerinden öpmeme nedenimde buydu ayrılık getirmesin diye. Bu arada saçma ama gerçek birşey öğrendim çakmak teorisi yakında size ondan bahsedeceğim, kabusum haline geldi bu gün gidip kibrit aldım artık marketten çakmak görmek bile istemiyorum. Bardağın sonlarına doğru gelmeye başladım gözlerim hala kapıda, bir gün onu yeniden göreceğim biliyorum. Kader ağlarını yeniden üzerimize örecek. Şimdilik hoşkacalın.